25 yıldır siyaseti takip ediyorum.
Gazeteciliğe başladığım günden bu yana sayısını hatırlamadığım milletvekilli, belediye başkanı, il başkanı ve parti yöneticisi tanıdım.
Kimi siyaseti bıraktı, kimi köşesine çekildi, kimi görevine devam ediyor, bazıları hayata veda etti.
Ancak yerel siyasetin bu kadar cansız, siyasetçilerin de böylesine edilgen olduğu bir döneme hiçbir zaman tanık olmadım.
***
Kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi nedeniyle, yasama organını temsil eden milletvekillerinin, yetkisi de etkisi de hayli azaldı.
Ancak sistem böyle işliyor diye siyasetçilerin ‘emekli öğretmen’ gibi görev yapması da gerekmiyor.
***
Bakın mesela iktidarı ve muhalefetiyle kentimizi temsil eden 20 milletvekilinin, Bursa’nın sorunlarıyla, yarım kalmış projeleriyle, eğitim, sağlık, ulaşım gibi kitleleri ilgilendiren meseleleriyle ilgili en son ne zaman açıklama yaptıklarını veya girişimde bulunduklarını duydunuz?
***
Hadi isim vereyim.
Cemalattin Kani Torun diye bir Bursa milletvekili var.
Bursa ile uzaktan, yakından ilgisi olmayan Kani Torun, yıllar önce Ahmet Davutoğlu’nun torpiliyle AK Parti’den milletvekili seçildi ama 5 yıl boyunca seçim bölgesine 10 kez uğramış mıdır bilinmez.
Son seçimde Bursa’da gösterdiği üstün başarı ve performansından (!) olsa gerek, bu kez CHP kontenjanından listeye girdi.
Seçimden sonra vakit kaybetmeden eski partisine dönen Torun, yine araziye uydu ve kendisini bir daha seçim bölgesinde gören olmadı.
Geçen günlerde Bursaspor taraftarıyla ilgili paylaşımı olmasa bu kayıp vekili hatırlamayacaktık bile.
Cemalattin Kani Torun, emeklisiyle birlikte her ay 500 bin lira maaş alıyor.
Kendisine buradan soruyorum, Bursalıların oyları sayesinde kazandığınız bu parayı hak ettiğinizi düşünüyor musunuz?
***
Hadi Kani Torun, ithal bir vekil ve değil 3 satır, kendisiyle ilgili 3 bin satır yazı yazsam da, Bursa milletvekilliğinin hakkını verecek adımlar atmayacağını biliyorum.
Ancak Bursa’nın has milletvekillerinin veya yereldeki parti yöneticilerinin durumu çok mu farklı?
Girin bakın sosyal medyalarına…
Çoğu, ya liderlerinin yaptıkları paylaşımları alıntılıyor, ya da genel merkezin duyurularını paylaşıyor.
Çarşıda, pazarda yoklar, yerel gündeme dair tek satır görüş beyan etmiyorlar, bu kentin yatırımlarının hızlanması için en ufak çaba göstermiyorlar, medyada zaten yoklar.
Yani onlar da araziye uymuş durumdalar.
***
Beğenirsiniz, beğenmezseniz ama İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu olmazsa, bu kentte vekil olduğunu bile unutacağız.
Adam Meclis kürsüsünden Bursa’nın sorunlarını defalarca ülke gündemine taşımakla kalmıyor, düğünde, cenazede, açılışlara da hep o katılıyor.
***
Bursa’da yüzyılın konut mağduriyeti Atış Yapı diye bir mesele var ve 4 bine yakın mağdur çalmadık kapı bırakmadı.
Konut mağdurları, taşeronu, şirket çalışanları, alacaklıları derken 10 binlerce Bursalının çözüm beklediği bu konuyla ilgili hangi siyasetçinin hangi girişimde bulunduğunu bilen var mı?
***
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, depremden etkilenen kentlere kısa zamanda 450 bin konut inşa etti.
Dile kolay 450 bin konut!
Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar kısa zamanda 100 binlerce konut inşa edemezsiniz.
İltifat marifete tabidir derler…
Ben AK Partili bir vekil, belediye başkanı veya yönetici olsam bu destansı hizmeti gündemden düşürmem, en azından gazetecileri deprem bölgesine götürür, yeniden kurulan şehirleri yerinde görmelerini sağlardım.
Bırakın böyle bir organizasyon yapmalarını, bu konunun yerel gündeme taşınması adına bile çaba gösterilmedi.
***
Yenişehir Havaalanı’nı canlandırma işi eski vekil Mustafa Esgin’e kaldı.
Toprağı bol olsun Kemal Demirel vefat edince, Bursa’da hızlı tren projesi gündemden düştü.
Dağ bölgesini temsil eden milletvekilleri bölge yatırımlarıyla değil, eski bir bakanı bir futbol maçında protokoldeki yerinden kaldırmakla anılıyor.
***
Örnekleri çoğaltabiliriz ancak bu kadar yeterli.
Özetle, siyasetin üzerine serili ölü toprağı atılmadığı sürece, bu kentin siyasetçileri araziye uymaya devam ettiği müddetçe, bir zamanların parmakla gösterilen Bursa’sı, alt liglere mahkum olmaktan kurtulamayacak.
MUSTAFA ÖZDAL