Orta lüks segmentte Türkiye'nin en büyük mobilya markası olan Saloni Mobilya Kurucusu Haluk Özbek, ABD'nin Çin'e uyguladığı ek vergilerin Türk mobilyacılığı için büyük fırsat olduğunu belirterek, "Bu durum şehrimiz ve ülkemiz için büyük bir fırsat. Eğer bu fırsatı kullanabilirsek, şirketlerimizi zenginleşir, ülke ekonomisinde büyük faydalar sağlarız" dedi.
Ticaret Bakanlığı'nın turgualty programına dahil olduklarını belirten Özbek, "Turgualty gerçekten çok kıymetli bir destek. Biz bu imkanı, yurt dışı pazarda kalıcı olma hedefimiz için kullanacağız. Yurt dışında 20 mağaza daha açacağız" diye konuştu. Özbek, "Orta lüks segmentte Türkiye'nin en büyüğüyüz. Hedefimiz Premium ürünlerde kalıcılığı sağlayıp Türk bayrağını ve kültürünü yurt dışına taşımak" diye konuştu.
----------------
Saloni Kurucusu Halk Özbek, Kanal 16 Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Özdal'ın hazırlayıp, sunduğu Yüz Yüze programına konuk oldu.

"EKONOMİDEKİ OLUMSUZLUKLAR GEÇİCİDİR"
Mustafa Özdal-Dünyada daralan bir ekonomiye tanık oluyoruz. Ancak İnegöl ekonomisi koşullar olumsuz olsa bile ülke ekonomisinden hep pozitif ayrışıyor. İçinde bulunduğumuz dönem, İnegöl mobilyasıyla ilgili neler söylersiniz?
Haluk Özbek- Evet İnegöl ekonomisi pozitif ayrışıyor. Köklü İnegöl mobilyacılığı sektördeki meslektaşlarımızın katkılarıyla hep kıymetli olmuştur. İnegöl, Türkiye'nin en önemli 3, 4 mobilya merkezinden biri. İnegöl'de hem ham madde bakımından, hem lojistik, hem ulusal ve uluslararası pazar anlamında çok değerli kümelenmeler var. Bu değerler ne mutlu ki şehrimize nasip olmuş. Biz de iş yaparken her zaman bu şehirden aldıklarımızın karşılığında nasıl katkı yapabiliriz düşüncesiyle hareket ediyoruz. Sorunuza gelirsek, dünya ekonomisinde inişler, çıkışlar olabiliyor, bu çok doğal. Ancak bunun geçici olduğunu bilmemiz gerekir.
"ABD PAZARINDA AÇIĞA DÜŞEN 50 MİLYAR DOLAR BÜYÜK FIRSAT"
Mustafa Özdal- Geçen yıllarda İnegöl mobilyasının Avrupa'ya, özellikle Yunanistan pazarına yüksek miktarda ihracat yaptığını biliyoruz. Daha sonra Kuzey Irak ve son dönemde ABD pazarına açılmak için adımlar atılmıştı. Özellikle son dönemde ABD'nin Çin'e ek vergiler getirmesiyle birlikte mobilya sektörü ihracatında ABD bir fırsat oluşturdu. İnegöl mobilyasının içinde bulunduğumuz dönemde hedef pazarı hangi ülkelerdir?
Haluk Özbek- 2000'li yılların başında Yunanistan ekonomisinde sorunlar oldu ama bu ülke toparlandı ve mobilya ihracatı eskisi gibi sürüyor. Bu tip ekonomik sorunların geçici olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bu tip durumlara karşı ülkeler, şehirler tedbirler alır ama mutlaka dersler de çıkarmalıyız. Günün sonunda İnegöl ekonomisi pozitif ayrışıyor. Çünkü 100 yıllık köklü geçmişimiz bizi ayakta tutuyor. Dünya ticaretinde kalıcı değişimleri oluyor ve bizim de bu değişimlere karşı daha verimli üretim yapıp, lüks segment ürünleri arttırmamız şart. İnegöl'de butik üretimi ölçü aldığımızda, bu bir avantaj. İnegöl mobilyası ihracatıyla öne çıkıyor. Sizin de söylediğiniz gibi İnegöl'ün Çin'e uyguladığı ek vergiler, bu ülkede bir açık oluşturdu. Şehrimizin ihracat yaptığı ülkelerle, firmamızın ihracat yaptığı ülkeler farklı değil. Ben 27 yıldır, firmam 26 yıldan bu yana mobilya sektöründe. İşe başladığımız dönemden bu yana sektörde önemli değişimler yaşandı. Unutmayalım ki değişmeyen tek şey değişimdir. İnegöl mobilyası, sanıldığı gibi dünyanın bir bölgesine değil, yurt dışında da geniş bir pazar ağına sahip. Şehrimizin ticaret potansiyeli 4 milyar Dolar seviyesinde ve bunun 1 milyar Dolar'ını ihracat oluşturuyor. Ancak üretimde artık daha farklı kondisyonları denememiz gerekiyor. Verimli üretim, sorunsuz ürün kavramlarını doğru tespit edersek ihracatımız devam edecek. Son ekonomik konjonktürde ABD'nin Çin'e uyguladığı ek vergiler nedeniyle, bu ülkede yaklaşık 50 milyar Dolar'lık bir ticaret açığa düştü. Bu durum şehrimiz ve ülkemiz için büyük bir fırsat. Eğer bu fırsatı kullanabilirsek,şirketlerimizi zenginleşir, ülke ekonomisinde büyük faydalar sağlarız. Ama son İstanbul Mobilya Fuarı'nda daha fazla ABD'li şirketin ziyaretini beklerdik. Etkili tanıtım, fuara katılan şirketlerin ve sivil toplum örgütlerinin ortak hareke etmesiyle ABD'li şirketler tarafından bilinirliliğimizi arttırabilirdik. Ancak geç kalınmış değil. Saloni olarak ABD'de 5 mağazamız var ve bu sayıyı arttıracağız. 2025'in sonunda Ticaret Bakanlığı'nın turguality programına dahil olduk. Bu program sayesinde son 3 yılda toplamda 60 milyon Dolar olan ihracatımızı, 1 yılda yapmayı hedefliyoruz.

"SALONİ'Yİ GLOBAL PAZARDA DAHA TANINIR HALE GETİRECEĞİZ"
Mustafa Özdal- Saloni Mobilya'ya gelelim. Saloni, sadece İnegöl'ün değil, ülkenin de önde gelen mobilya markalarından biri. Öyle ki İTSO'nın düzenlediği "İhracat Yıldızları Ödül Töreni'nde ödüle layık görüldünüz. Yine prestijli uluslararası mobilya fuarlarının tümünde Saloni markasını görüyoruz. Saloni'nin mevcut durumu ve hedefleriyle ilgili neler söylersiniz?
Haluk Özbek- Öncelikle dürüst ve helal kazanç peşindeyiz ama aynı zamanda ailelerimize hizmet etmek kadar bölgemize ve ülkemize de faydalı olmak istiyoruz. Marka stratejimiz bakımından son 8 yılda globalde bir tık daha tanınır olmak istiyoruz. Orta lüks segmentte Türkiye'nin en büyük üreticisiyiz. Hem bu kapasitemizi korumak hem de dünyadaki bilinirliliğimizi arttırmaya çalışacağız. Bu hedefimize ulaşmak için sürdürülebilirlilik çok önemli. Bunun yolu da güvenli satış kanalı oluşturmaktan geçiyor. Nedir güvenli satış kanalı? Kurumsal olarak franchisingler vermek, mağaza açabilmek. Olay sadece ürün transfer etmek değil, markanızın değerleri, Türk bayrağını ve kültürünü de yurt dışına götürmeniz gerekir. Türk emeği, Türk alın teri çok değerli. 25 yılını aşmış, belli cirolara ulaşmış olan bir firma olarak, bu hedefe ulaşmak bizim boynumuzun borcudur. Ama bu hedefe ulaşmak için lüks segmentte ölçekli üretime devam edip, ev mobilyasının tüm bileşenlerini yüksek standartta ve yüksek miktarda üreterek sağlayabilirsiniz. Tüm bu hedeflere de premium üretimdeki algımızı güçlendirip, verimli üretim modeline eklemlemekle sağlayabiliriz. Bunu sağlamak için yeterli gücümüz var. Sadece motivasyon gerekir.
"SON YILLARIN EN İYİ FUARI"
-2026 Uluslararası Mobilya Fuarı, Saloni için nasıl geçti?
Haluk Özbek- Son 10 yılın en iyi fuarlarından biriydi. Ulusal fuarcılığı savunuyor ve destekliyorum. Ama uluslararası organizasyonlarda da yerimizi almalıyız. İstanbul Mobilya Fuarı'nda sadece biz 70 ülkeden misafir ağırladık. Bu fuarda dünyada bilinirliğimizi arttırdığımızı gördük. Geçen yıllarda tasarım alanında ödüller aldık. Fuarda da ödüllü ürünlerimizi sergiledik ve çok beğenildi. Ancak artık tek konu standınızda ürün gösterimi değil, ister küçük ister büyük ölçekli olsun fabrikanızdan çıkan ürününüzün piyasada kabul görmesi ve uzun vadede ürünlerinizin tanıtım argümanına dönüşmesi. Yani iyi ürünle birlikte sorunsuz ürünü sunmanız gerekir. Sadece iyi ürün ve ödül almanız yetmiyor. Müşteri memnuniyeti, doğru fiyatlama, satışla ilgili sunum desteklerinin verilmesinin yanında şirketlerin geleceğiyle de ilgileniyor müşterileriniz. Yurt dışı pazarında alıcılar, en az 10 yıl üretim yapacak mı diye soruyor. Yani şirketinizin istikrarı bile artık çok önemli hale geldi. Sadece mobilya sektöründe değil tüm alanlarda gri alanlardan uzak durmanız gerekiyor. Müşteriler artık şirketinizi geleceğini merak ediyor.
"TEŞVİK PROGRAMIYLA İHRACATIMIZI KATLAYACAĞIZ"
Mustafa Özdal- Saloni Mobiya olarak Ticaret Bakanlığı'nın teşvik programı olan turgualty programına dahil oldunuz. Bu program markanıza nasıl katkılar sağlayacak?
Haluk Özbek- Türkiye'de marka olamayan dünyada marka olamaz. Bizler satış noktalarımızı franchisinglere dönüştürdük ve 600 milyon liralık yatırım yaptık. Bu yatırım bedelini de ağırlıklı olarak bayilerimiz karşıladı. Yatırımlarımızla kurumsal markalaşmayı sağlamayı planladık. Ticaret Bakanlığı'nın turgualty programına 2025'in son çeyreğinde dahil olduk. Bu program sayesinde dünya genelindeki mağaza sayımızı arttıracağız. Türkiye'de 49 mağazamızın üzerine bu yıl 17 mağaza daha ekleyeceğiz. Yurt dışında ise projesi süren 20 mağaza açılışı planlamamız var. Oransal olarak geçen yıl yüzde 40 ihracat, yüzde 60 yurt içi satışımız gerçekleşti. Normal şartlarda yüzde 60 ihracat, yüzde 40 yurt içi satış denklemenin değişmesinde, geçen yılki yurt içi yüksek satışlarımız etkili oldu. Ancak turgualty programıyla ihracatımız artacak. Turgualty gerçekten çok kıymetli bir destek. Biz bu imkanı, yurt dışı pazarda kalıcı olma hedefimiz için kullanacağız. Bu program yurt dışı bayilerine en az 5 yıl destek olmayı sağlıyor ama bayilerle en az 10 yıllık bir anlaşma yapmak istiyoruz. Çünkü markalaşma bu demek. Yani sürekli olmak ve sürekli ticaret yapmak. Ticaret Bakanlığı'na sağladığı teşvikler için teşekkür ederiz. Biz de bu teşvikin karşılığını vereceğiz.