Yazı Detayı
20 Şubat 2019 - Çarşamba 10:18 Bu yazı 535 kez okundu
 
İNSANOĞLU İŞTE!
Huzeyfe ÖZDEMİR
kanal16
 
 

Yaratılmış en yüce varlık: İNSANOĞLU!
Kendi yolunda giden bir kediye tekme savurarak ölmesini izleyen bir insanoğlu.
Bir köpeği ayaklarından tavana bağlayıp sopayla döven insanoğlu.
Yavru bir köpeği tutkala batıran insanoğlu.
Ayağına bağladığı taşla kaplumbağaları denize atan insanoğlu.
Kutup ayısına dinamit lokumu yedirip patlatan insanoğlu.
Hamile bir köpeğe tecavüz etmiş sözüm ona insanları, üç kuruş ceza ile salıverip sonra aynı insan engelli bir kadına tecavüz edince şaşıran insanoğlu.
Huzurla uyuyan bir kediyi kutusundan zorla çıkarıp kafasını ezerek öldüren bir insanoğlu. Ve ceza olarak 657₺ aldıktan sonra hayatına kaldığı yerden devam eden insanoğlu.
Ve dahası…
İçinizden ülkede o kadar çok sıkıntı var, her şey bitti sıra şimdi hayvanlara mı geldi? diyebilirsiniz. Ama her şey bitmesin diye sıra hayvanlara geldi. Katil ve sanıkların çoğu ilk cinayetlerini hayvanlar üzerinde gerçekleştirmiştir. Hayvana yönelik her türlü şiddetin bir gün insanlararasına döneceği bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.
Örneğin; Albert DeSalvo
13 kadını öldürdü. Bu adam gençliğinde kedi ve köpekleri turuncu kasalarda tuzağa düşürüp onlara ok atmasıyla biliniyordu. Aynı zamanda köpek yavrusu ile aynı kutuya koyup kedinin, köpeğin gözlerini çıkarmasını seyretmenin çocukluk hobisi olduğu bir seri katildi.
Ya da başka bir örnek işte; Robert Bundy
Yaşamı boyunca ailesini örnek alıp hayvanlara eziyet etti, köpekleri ayaklarından tavana astı. Hayatı böyle başladı ve finalde bir seri katil olarak içeri girdiğinde toplamda 32 kadının ölümünden sorumluydu.
Hayvan hakları izleme merkezinin sadece beş aylık izleme raporuna göre Türkiye’de hayvanlara en az 1444 işkence vakası, 1 milyon 764 bin 56 cinsel şiddet tespit edilmiştir. Araştırmalarda çocuk istismarında bulunanların yüzde 88’inin hayvanlara eziyet ettiğini ve öldürdüğünü ortaya koyuyor. 
Aslında ne güzel olurdu, insanlara karşı işlenilmiş cinayet davaları hayvanlara karşı da aynı adalet ile incelense, derken “suç” olarak değil “kabahat” olarak kabul edilen bu olaylar nihayet bu 4 Ocak 2018’de gerçekleşen düzenlemeyle 4,5 yıla kadar hapis cezası verilebilecek bir konuma getirildi.
Bu yazıyı okuduğunuzda belki duygulandınız, sinirlendiniz, hüzünlendiniz ve hatta belki tepki verdiniz. Tepki vermek iyi ancak şunları da yapabiliriz;
Bir kedi soğuk havalarda sadece 6 saat yaşayabiliyor, bir köpek yine açlığa en fazla 17 saat dayanabiliyor, kuşlar soğuğa dayanıklı yaratılışlarına rağmen aç kaldıkları için sürekli ölüyorlar.
Bir video izlemiştim, güzel kalpli bir bebek, ölen balığıyla onu öperek vedalaşıyordu. Balığını bıraktıktan sonra ise hüngür hüngür ağlıyordu.  Zor değil, kendimizi hayvanlara karşı sevecen yetiştirmek, çocuklarımızı hayvanlara karşı temiz kalpli ve yetiştirmek. Bizler sevecen insanlarız, şu günlerde kapılarımızın ve camlarımızın önüne arpa, pirinç koyup karınlarını doyurmak ve onların üşümelerini engelleyecek bir karton kutu koymak..
Yazımı şu ayet ve hadislerle bitirmek istiyorum.
“Allah der ki; hayvanlar benim sessiz kullarımdır, şimdi zulme susuyorlar ama hesap günü konuşacaklar."
“Kim bir canlıyı ya da hayvanı, bir kuşu haksiz yere öldürürse, kıyamet günü ondan şikâyetçi olacaktır."

 
Etiketler: İNSANOĞLU, İŞTE!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı